Bir Market Poşeti Kadar Hafifiz Bazen
️ Şimal Sada'nın Kaleminden
Eskiden marketten dönerken torbaların içindeki malzemenin ağırlığı hissedilirdi. Şimdi poşetler hafif; çünkü ya aldıklarımız azaldı ya da taşıyamadıklarımız arttı.
Gündelik yaşam, artık bir matematik problemi gibi. “Şunu alırsam, diğerinden vazgeçmem gerekecek” düşüncesi market raflarının önünde uzayıp gidiyor. Poşetler hafifledi ama vicdanlar ağırlaştı. Çünkü çocuk için alınamayan çikolatanın bakışı, ya da ay sonunu düşünerek rafa geri bırakılan süt kutusu, insanın içini cız ettiriyor.
Eskiden geçim derdi sadece büyüklerin meselesiydi. Şimdi çocuklar bile farkında “bugün sadece ekmek alacağız” cümlesinin anlamını. İnsan, temel ihtiyaçlarını karşılarken bile hesap yapar hale geldiyse, orada sistem değil insanlık sorgulanmalı artık.
Ama tüm bunlara rağmen hâlâ gülen insanlar var. Hâlâ sabahın köründe işine koşan, öğle tatilinde çocuklarını arayıp “her şey yolunda” diyen insanlar... Belki de asıl yük, bu gücün içinde saklı.
Poşetler hafif ama omuzlarımızda görünmeyen tonlarca yük var. Ve biz, bu yükle dimdik yürümeye çalışanlardanız.







