İnsan için iki tür çalışma vardır sevgili kardeşlerim. Çalışmak bir açıdan dünya çalışmasını, ikinci açıdan da ahiret çalışmasını ifade eder. Sadece çalışanlar hedeflere ulaşırlar. Şu kâinatta insanın vücuda getirdiği her neyi görüyorsanız, hepsi çalışmanın ürünüdür. Ancak Allah’ın emri odur ki; çalışmak asla tek yönlü yani sadece dünyaya dönük olmamalıdır. Yüce Rabbimiz, dünya standartlarındaki çalışmanın yanı sıra, bütün insanlara ahiret için çalışmalarını emretmektedir.
Allahû Tealâ buyuruyor ki:
53/NECM-39: Ve insan için, çalışmasından başka bir şey yoktur.
94/İNŞİRÂH (ŞERH)-7: Öyleyse boş kaldığın zaman hemen intisap et.
94/İNŞİRÂH (ŞERH)-8: Ve öyleyse Rabbine rağbet et (O’nu öv, hamdet, zikret, tesbih et).
O halde görüyoruz ki Allahû Tealâ insanların boş kalmasını asla istemiyor sevgili kardeşlerim. Daimî olarak bir işle meşgul olmamızı, Allah yolunda daimî olarak çalışmamızı istiyor. Öyleyse hepimiz Allah için çalışanlar olmalıyız sevgili kardeşlerim. İşte bu çalışmanın muhtevasında birinci cephede ruhumuzu, fizik vücudumuzu, nefsimizi ve irademizi Allah’a teslim etmek vardır. İbadetlerimiz ise bizi bu hedeflere ulaştıracak olan vasıtalardır. İkinci cephede ise başkalarını mutlu etmek için çalışmak vardır. Bu iki ana faktör hem dünya hem ahiret mutluluğumuz için son derece önemlidir sevgili kardeşlerim.
Başkaları için yaşayan kişi unutmayınız ki Allah için yaşayan kişidir. Kim etrafındaki insanları mutlu etmek için çalışıyorsa o Allah için çalışan birisidir. Üstelik yaptığı dünyevî çalışmaları Allah’ı zikrederek ve Allah’ın rızasını gözeterek yapıyorsa devamlı derece kazanır ve yaptığı her işi de Allah için yapmış olur.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) de bu minvalde: “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.” buyurmuşlardır.
Hepimiz Allah için yaratıldık sevgili kardeşlerim ve mutlak surette Allah yakın olmak, O’na teslim olmak için çalışmak mecburiyetindeyiz. Allah’a yakınlığın ilk adımı ölmeden evvel ruhumuzu Allah’a ulaştırmayı dilememizdir. Ancak bu dileğin sahibi olanlar, Allah’ın manevî kapısını aralayarak teslime ulaşırlar. Salt Allah’a inanmak, hedef emirlere ulaşabilmemiz için asla yeterli değildir. İnanan kişi, Allah’a ulaşmayı dilemedikçe Kur’ân’daki İslâm’a adım atamaz. Bir tek dilek sevgili kardeşlerim, bundan 14 asır evvel sahâbenin yaşadığı İslâm’ın giriş kapısı bir tek dilektir: “Ya Rabbi, ben de ölmeden evvel ruhumu Sana ulaştırmak istiyorum. Ne olur benim de ruhumu Sana ulaştır, beni de ermiş evliyalarından kıl.” İşte bu dilek; kalbinizden yapacağınız bu bir dilek sizi sıfır noktasından alıp Allah’ın en sevdikleri arasına alacak sırdır sevgili kardeşlerim. Siz isteyeceksiniz Allah’tan, siz isteyeceksiniz ki Allah size verecek. Unutmayın, “talebana vecedena.” buyuruyor Allahû Tealâ, “Kulum, iste ki vereyim.” diyor.
Allah’ın katında bedelsiz hiçbir şey yoktur sevgili kardeşlerim. Ancak lâyık olanlar Allah’ın sonsuz hazinelerinden nasiplenirler. Allah’a en fazla lâyık olduğumuz gün en büyük saadeti yaşamaya başladığımız gündür. Bu sonsuz saadet, bizim Allah’a verdiklerimizle kayıtlıdır. Ne verirsek onun karşılığını alırız. Bir tarladan buğday alabilmek için evvelâ o tarlaya buğday ekmek mecburiyetindeyiz. Öyleyse Allahû Tealâ’nın yolunda O’nun bizim için gösterdiği hedeflere ulaşmak istiyorsak, bu yola baş koyup çalışacağız; Allah için çalışacağız. Ne kadar yorulursak yorulalım, bize yorgunluğu veren Allahû Tealâ o yorgunluğu almasını en iyi bilendir. Ve hiçbir şeyi sebepsiz yapmaz. Her an bir liyakat olayıyla karşı karşıyayız.
Allah’a ulaşmayı dilediğimiz anda Allah’a lâyık olmanın başlangıç noktasına ulaşırız. Ardından mürşidimize tâbî oluruz ve ruhumuz Allah’a doğru yola çıkar. Aynı noktada fizik vücudumuz Allah’a kul olmaya, nefsimiz tezkiyeye ve irademiz de güçlenmeye başlamıştır. İşte sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ’nın yardımıyla gerçekleşen bütün bu teslimler, mutlak olarak bizim gayretimizi gerektirir. İbadetlerin sultanı olan zikre sımsıkı sarılmadıkça Allah’a doğru yol almamız mümkün değildir. Ne kadar çok zikredersek Allah’a teslim yolculuğumuz da o kadar çabuk gerçekleşir ve her teslim kademesinde liyakatimiz de artar. Hem dünya işleri için hem de manevi tekâmülümüz için kanun budur: Gayret, himmet ve nusret. İşte bu üçü birbirine bağlı unsurlardır sevgili kardeşlerim. Biz gayret edeceğiz ki gayretimiz mürşidimizin himmetini getirecek, himmet de Allah’ın yardımını yani nusreti getirecek.
Biz yeter ki çaba sarf edelim sevgili kardeşlerim, eğer hedefimiz Allah’a varmaksa Allah bütün dünyayı bu hedefe ulaşmamız için bize yardımcı kılar.
İşte bu sebeple Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Kim dünya için çalışırsa dünya onu kendisi için çalıştırır. Kim de Allah için çalışırsa Allah bütün dünyayı o kişi için çalıştırır.” buyurmuşlardır.
Öyleyse bütün insanlar için hedef bellidir. Kim Allah’a mülâki olmayı yani ruhunu hayattayken Allah’a ulaştırmayı dilerse dileyen her kişi için Allahû Tealâ’nın kapısı açıktır. Böyle bir dizaynda o kişi ruhunu Allah’a ulaştıracak ve ermiş evliya olmanın o büyük huzurunu yaşayacaktır. Allah’a ulaşmayı dileyen herkes 7-8 aylık bir ömrü varsa mutlaka bu hedefe ulaşır. Bu noktaya kişi neyle ulaşmıştır? Emekle, gayretle, çalışmasıyla ulaşmıştır.
Allah’a ulaşmayı dilemek, ehl-i zikre (mürşide) tâbî olmak ve zikir yapmak İslâmî yaşantının temelidir. Bütün ibadetlerinizi en güzel standartlarda yerine getirdikçe huzuru yaşayacağınızı bilmelisiniz sevgili kardeşlerim. Unutmayınız ki Allahû Tealâ hepinizin mutlak olarak nefsinizi tezkiye ve tasfiye etmenizi farz kılıyor. Nefsinizin kalbinin yarıdan fazla temizlenmesi sizi 3. kat cennet saadetine ulaştırır ve Allahû Tealâ bunu zaten garanti ediyor.
O halde ne duruyorsunuz sevgili kardeşlerim, hadi sizler de Allah’a koşun. Sizler de bir an evvel kalben Allah’a ulaşmayı dileyin ve Allah için çalışanlardan olun.
Hepinizin hem cennet hem de dünya saadetine ulaşmanızı Yüce Rabbimizden dileyerek sözlerimi burada tamamlıyorum.
Allah hepinizden razı olsun.
DR. ABDULCABBAR BORAN








Din bu kadar güzel anlatılmalıydı tüm din adamları tarafından. Ayetlerle kusursuzca işte bu. Abdulcabbar boran hocadan allah razı olsun
Ne güzel bir yazı içimi ısıttı, ben de diliyorum ölmeden evvel Allah'a ulaşmayı.
Allah sonsuz razı olsun muhterem hocam iyi ki varsınız iyiki tanıdık sizi hayatımızı baştan ayağa değiştirip mutlu olduk sayenizde ❤️
Çok muhteşem bir konuşma Allah sonsuz razı olsun Hiç yerde duymadıgımız Kuran hakikatlerini öğrendikce çok mutlu oluyoruz, Sevgiyle devamini bekliyoruz
Ne kadar güzel bir ilim ne güzel bir dua ya Rabbim bende ruhumu ölmeden evvel Sana ulaştırmak Senin dostun ermiş evliyandan olmak istiyorum ya Rabbim
Çok güzel yazı hocanın diğer yazılarını da okudum çok sevgi dolu çok farklı şeyler daha önce duymadığım şeyler de oldu ayetlerle acıklanması çok güzel allah razı olsun bu yazı için emek verenlerden
Ne kadar güzel anlatmış hocamız Dini ve dünyevi konuları. Allah razı olsun
Aslında hem bu dünya için hemde ahiret icin çalışmak. Bunu yaşayabilmek için de bu dileğin mutlak olarak
Allah için yaşamak, başkaları için yaşamaktır.
Çok etkileyici bir sohbet Ki kuran ayetleriyle Anlatim harika devemini istiyoruz
Allah sohbetinyetinin ayetlerlr aciklammasi hfkumuzu açiyor.
Sevgili cabbar hocamız bizleri Kur'an'ı Kerim'in Ayetleriyle dinimizi ogrettiginiz için Allah sizden sonsuz Raziolsun inşallah.Sizi çok ama çok seviyoruz kalpten inşallah.İyiki varsınız.
Evet Muhterem Cabbar Hocamız dinimizin güzelliklerini sizden ogreniyoruz ve bununla da şeref duyuyoruz iyiki varsiniz Muhterem Hocamız. Biz ALLAH a teslim olanlardaniz yani cok mutluyuz sevgili kardeşlerim ne duruyorsunuz? Siz de kalpten Allah’a teslim olmağı dileyin mutlu olun ..ALLAH a yonelin ALLAH icin kazanin ALLAH icin harcayanlardan olun ..hayırlı mutlu Ramazanlar dilerim her kese
Konunun şu kısmı çok güzeldi: "Allah’ın katında bedelsiz hiçbir şey yoktur sevgili kardeşlerim. Ancak lâyık olanlar Allah’ın sonsuz hazinelerinden nasiplenirler. Allah’a en fazla lâyık olduğumuz gün en büyük saadeti yaşamaya başladığımız gündür. Bu sonsuz saadet, bizim Allah’a verdiklerimizle kayıtlıdır." Allah için neyimizi feda ediyoruz ki? O bizden sadece kalbi bir yöneliş istiyor.
Abdul Cabbar Boran Allah sizdən razı olsun bu günə qədər belə hikmet dolu sözler oxumamışdım heyran qaldım uazınıza sizi takib edirem qelbim ferehle huzurla doldu Allaha ısındı möhteşem bir hiss yaşadım Allah sizdən sonsuz sonsuz razı olsun meni Allaha bağladınız
Muhterem hocam bu anlattıklarınızı yaşamak mümkün mü bir sevinç doğdu içime
O kadar doğru söylüyor ki hocamız gerçekten öyle Eğer Bizler Allah için olursak Allahu Teala dünyayı ayaklarımıza sever Biz Allah'a bir adım gidersek Allahu Teala bize 10 adım gelir Allah razı olsun emeği geçen herkesten Şu mübarek ramazan gününde takip ediyoruz
Çok güzel bilgiler Kur'an eşliğinde ayetlerle eşleşen bu güzel bilgiler çok ilgimi çekti kalpten Allah'a ulaşmayı dileme duasıda ayrıca ilgimi çekti bende bu duanın dileğin sahibi olmak istiyorum Allah sonsuz razı olsun Sn Dr ABDULCABBAR BORAN bey
Allah’a ulaşmayı dileyenlere, Allah her yönlü yardım eder ve mutlu eder.
Bu nasıl güzel bir makale,adeta bir yaşam reçetesi...İnsanın içini huzurla dolduruyor
Allahuteala buyuruyor ki Benden dünyayı isteyene dünyayı veririm ama onun için ahirette bir nasip yoktur ama ahiretini isteyene hem dünyasını hem de ahiretini veririm.
Woow muhteşem bir yazı okudum. Tüylerim diken diken oldu. Keşke Tv kanallarında programı olsa. Dinlesek öğrensek.
Allah a en fazla layık olduğunuz gün en büyük saadeti yaşamaya başladığınız gündür... Bu sözünüz çok güzel herkes layık olmak için çalışırsa mutluluk kaçınılmaz olur teşekkür ediyorum
Ne kadar güzel ve etkili bir yazı… Tek bir dilek, yeter ki kalpten ve samimi olsun; Rabbimiz mutluluğu en üst seviyede vermeye her zaman hazır.
Okudum, okudukça hayran olduğum bir gazete haberi çok içtenlikle, samimi bir diyalog. İnsanları böyle güzel düşünüyor olmanız harika. İlgimi çeken çok unsur var. Allah'ın bizim mutluluğumuzu istiyor olması ne özel, ne güzel hem de tek bir dilekle bize bedava cenneti veriyor. Her bir kalem resmen bir gerçek Allah sonsuz razı olsun.
Rabbime sonsuz kere hamdeder şükrederim. Yazınızı okudum Mutluluk ötesi ...Rabbim bizleri çok seviyor...Emeği geçenlerden Rabbim sonsuz razı olsun inşallah ...
Allahın hakikatlerini Kur'anı Kerim ayetleriyle açıklayan ve mutluluğumuzun her geçen gün artmasına vesile olan muhterem hocam Allah sizden razı olsun
Çok güzel bir yazı olmuş okudukça okuyası geliyor insanın yenisini büyük bir heyecanla bekliyor olacam.Hiç bir yerde olmayan Hoca ve anlatım Allah sizden razı olsun.
Sözleriniz yüreğime dokunuyor Allah sonsuz razı olsun
Sevgi dolu bir program çok güzel ❤️