Bedenin Sessiz Çığlığı
Baran Ekin'nın Kaleminden
Beden bazen konuşmaz.
Ama sessizliğiyle bağırır.
Çarpıntıyla, halsizlikle, mideyle, baş ağrısıyla… "Yeter" der aslında. Ama biz, o sinyalleri hep erteleriz. “Geçer”, “önemli değil”, “yoğunluktandır” der geçeriz. Ama geçmez.
Sağlık dediğimiz şey, sadece hasta olmamak değil.
Ruhumuz ve bedenimiz arasında kurduğumuz köprüdür.
Ve o köprü her stresle, her bastırılmış duyguyla biraz daha çatlar.
Kimse "yarın hasta olacağım" diye plan yapmaz.
Ama her şey yavaş yavaş gelir:
Uykusuzluk, yorgunluk, tahammülsüzlük... Sonra bir sabah uyanırsın ve kendini tanıyamazsın.
Belki en son ne zaman “iyiyim” dedin, hatırlamıyorsun.
Ama hatırla: İyilik sadece bir test sonucu değil, kendine verdiğin değerin yansımasıdır.
Bu yüzden sağlık bir öncelik değil, bir temel olmalı.
Bir doktor randevusunu erteleme.
Bir ağrıyı görmezden gelme.
Bir hissi bastırma.
Çünkü beden unutmaz.
Sana söyleyemediklerini, sana hissettirir.
Kendini ihmal etmek, sadece kendine değil; sevdiklerine de zarar verir.
Çünkü sen düştüğünde, birçok şey sende düşer.
Bugün sadece şunu yap:
Bir bardak su iç, derin nefes al ve aynaya bak.
Kendine şu soruyu sor:
“Gerçekten iyi miyim, yoksa sadece alıştım mı?”







