Tarih, Sanat ve Bilim Işığında Endülüs: Akademisyenler Mirasın İzini Sürdü

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Kocaeli ve Gebze Teknik Üniversitelerinden uzman akademisyenlerin katılımıyla düzenlenen 'Endülüs Bizim Neyimiz Olur?' programına ev sahipliği yaptı. Panelde, sekiz asırlık kadim medeniyetin günümüze mesajları konuşuldu.

 

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi (İZÜ) bünyesinde düzenlenen ve çok sayıda öğrenci topluluğunun iş birliğiyle gerçekleştirilen “Endülüs Bizim Neyimiz Olur?” programı, Endülüs medeniyetini çok boyutlu bir perspektifle ele aldı. Musiki dinletisiyle başlayan etkinlikte, akademisyenler tarihten mimariye, bilimden felsefeye kadar geniş bir yelpazede sunumlar gerçekleştirdi.

Musikiden Tarihe Zarif Bir Yolculuk

Programın açılışında Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. İhsan Şen, ekibiyle birlikte Endülüs musikisinden örnekler sundu. Şen, Ziryab ve İbn Bacce gibi dev isimlerin müzik tarihindeki karakteristik yerini ve bu kültürün sanatsal derinliğini katılımcılara aktardı.

"İslam’ın Kokusu O Topraklarda Hâlâ Duruyor"

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Kadir Gömbeyaz, Endülüs’ün sadece geçmişe ait bir anı değil, bugün de Müslümanların gündeminde olması gereken canlı bir miras olduğunu vurguladı. Gömbeyaz, 1492 yılına kadar süren sekiz asırlık sürecin bıraktığı kültürel izlerin silinmediğini ifade etti.

Dr. Melek Yılmaz Gömbeyaz ise fetih sürecine dikkat çekerek; Tarık bin Ziyad’ın 711 yılında açtığı kapıların, bölgede nasıl güçlü bir medeniyet inşasına zemin hazırladığını ve 1492’deki kırılma noktasına kadar yaşanan tarihsel süreci detaylandırdı.

Mimari ve Matematik: "Her Taş Bir Hesapla Yerleşti"

Endülüs’ün estetik ruhunu anlatan Dr. Tuba Ruhengiz Azaklı, mimari eserlerin bu medeniyetin en güçlü şahitleri olduğunu belirtti. Kurtuba Ulu Camii ve El-Hamra Sarayı gibi yapıları örnek gösteren Azaklı, "Taşların matematiksel bir düzenle yerleştirilmesi, Endülüs’ün ilmi derinliğinin en somut göstergesidir" dedi.

Bilimde Köprü Görevi: Endülüs’ten Modern Dünyaya

Programın son konuşmacısı Gebze Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Öztürk oldu. İslam dünyasındaki bilginin Batı’ya taşınmasında Endülüs’ün bir köprü işlevi gördüğünü hatırlatan Öztürk; İbn Rüşd, İbn Haldun ve Abbas bin Firnas gibi dehaların tıp, astronomi ve matematik alanındaki evrensel katkılarına değindi. Öztürk, Endülüs’ün bugüne mesajının "iyilikleri çoğaltarak kötülükleri görünmez kılmak" olduğunu vurguladı.

Programın ardından İZÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Küçük, Endülüs Düşünce Topluluğu heyetini makamında ağırlayarak tebriklerini iletti.